kocam hastaydı bende komşuyla yattım

Çocuğum olsun diye döllendim…

35 yaşında, sarışın, ak tenli dolgun ve canlı vücutlu oldukça bakımlı, alımlı bir kadınım. Yuvarlak dolgun kalçalarım, ince narin bir belim ve canlı ve dolgun memelerim var. Yolda yürürken her yaştan erkeğin kalçalarıma, memelerime bakarak laf attığı seksi bir kadınınım. 15 yıldır evliyim eşimi de fazla seviyorum. Eşim 45 yaşında. Ilımlı, anlayışlı bir yapısı vardır. Ancak eşimin sperm yetersizliği yüzünden çocuğumuz olmadı. Her türlü tıbbi yolu denedik ama bir netice alamadık.
Eşimle devamlı çocuk meselesini tartışıyorduk. Ben artık bir kaç sene içinde yumurtlama kabiliyetimi kaybedeceğimden korkuyordum. Eşim benim ne kadar fazla çocuk sahibi olmak istediğimi biliyordu. Bunu da kendisi başaramadığı için fazla üzülüyordu. Bir gece tekrar böyle ateşli bir tartışmanın ortasındaydık. Olay neredeyse ayrılmaya doğru gidiyordu. Kocam ayrılma sözünü duyar duymaz sımsıkı sarıldı bana tartışmayı kesip,
“Gül, senden ayrılırsam ölürüm ben…” dedi. “Seni fazla seviyorum aşkım…” Biraz durdu, bekledi, sonra, “Ben yapamıyorsam, sen de öbür bir erkekten gebe kal öyleyse…”
Kollarının arasında donup kaldım öylece… Kulaklarıma inanamıyordum. Neler söylüyordu bu adam…
“Saçmalama lütfen…” dedim.
“Saçmalamıyorum aşkım… Suni döllenme falan istemiyorum. Senin hastanelerde kobay faresi gibi iğnelerle deşilmeni, kimin nesi olduğunu bilmediğim insanların döllerini almanı da istemiyorum. Olacaksa tabii ortamında olsun, tanıdığımız, bildiğimiz biri olsun. Sadece bir kez sevişeceksin. Seni gebe bırakacak. Çocuğumuz olmasını sağlayacak. Bizim çocuğumuz… O kadar… Hiç bir şey söyleme şimdi… Ama düşün bunu…”

Mutsuz Bir Ev Orospusu

Düşündüm… Çok uzun süre düşündüm. İlk evvel saçma gelmişti bana… Ama bir kaç gün içinde ben de bu fikri benimsemeye başladım. Benimsemekle birlikte müthiş bir heyecan da vücudumu kaplamıştı. Yıllardır arzuladığım çocuk özlemim bitecekti. Ama bunun da yanı sıra, ilk kere eşimden öbür bir erkeğin olacaktım. Utangaç mizacımdan ötürü evlenene kadar kimseye vermemiştim ve evlendikten sonra da hiç eşimden öbür bir erkeğin altına yatmadım.
Eşime söyledim yeni düşüncelerimi, teklifini kabul ettiğimi… Fikri benimsemiştik, ikimiz de onaylamıştık. Ama şimdi daha aka bir sorunumuz vardı. Müsait erkek kim olacaktı? Çevremizden kim böyle bir teklifi kabul ederdi? Kime güvenebilirdik bu konuda? Hem aradığımız özellikleri olacak, hem istediğimizi yapacak, hem bir daha bizi rahatsız etmeyecek, sırrımızı tutacak…

Bir sabah eşim birdenbire müsait erkeği bulduğunu söyledi. Kendi mağazasında çalışan elamanlardan birinin bu iş için müsait olduğunu söyledi. Eşimin mağazasında bir yandan üniversitede okuyan, bir yandan da eğitimi için tezgahtar olarak çalışan Serkan… Çok zeki, 18 yasında genç, atletik vücutlu, esmer, yakışıklı, her şeyi ile dört dörtlük bir çocuktu… Ben bir kaç kez mağazada görmüştüm kendisini… Bana Gül abla diye hitap fiyat ve oldukça saygılı davranırdı.

“Olmaz, onun yaşı fazla küçük…” dedim.

“Yaşının ne önemi var ki… Aradığımız tüm özellikler var… Zekası, yakışıklılığı, kusursuz gövde yapısı…” Sözünü kestim, gülümseyerek,

“Tam damızlık diyorsun yani…” O da güldü bu sözüme,

“Ben öyle düşünmemiştim ama, haklısın. Tam damızlık… Örnek erkek… Hem genç olduğundan hormonları başına vurmuştur. Teklifimizi çabucak kabul eder, hem de üniversite eğitimi için nakit da öneri ederim. Sessiz, sırdaş olmasını, yaşayacaklarımızın aramızda giz olarak kalmasını sağlarım. Ne dersin?”

“Peki canım. Sen nasıl istersen…”

“Haydi o vakit aşkım… Ben çıkıyorum. Serkan’a söylerim bugün, akşama birlikte geliriz. Sen de güzelce ona hazırla kendini…” Sarılıp öptü beni giderayak… “Aslında her halinle güzelsin, hazırlığa gerek yok. Ama Serkan’ın başını döndürmeni, üstüne saldırmasını istiyorum bu gece… İstediğimiz şeye daha basit ve acele ulaşırız…”

Tüm gün heyecandan yerimde duramadım. Akşam olmasına yakın uzun bir banyo yaptım, kadınlığımın ve koltukaltımın kıllarını aldım, kremlerle her yerimi ovdum, kaymak gibi oldum. Ve oldukça seksi bir kıyafet giydim. Çocuğu tam anlamıyla tahrik etmek istiyordum.

Bacaklarıma ince jartiyer çorabı, içime al tanga ve sütyenimi, onun üstüne de dolgun geniş kalçalarımı zor örten süper mini siyah eteğimi giydim. Etek öyle kısaydı ki, her kıpırdanmamda jartiyer çorabımın dantelleri görünüveriyordu alttan… Üst yan için de diri, yuvarlak memelerimi belli eden al ipeksi bir body seçip giydim. Bolca parfüm sıktım. Dudaklarımı al rujumla boyayıp hoş bir makyaj yaptım.

Mutsuz Bir Ev Orospusu

Heyecan içinde beklemeye başladım. Kendimi aygırını bekleyen, döllenmeye amade ve istekli bir kısrak gibi hissediyordum. Saat 7.00 civarı kapı çaldı ve benim yüreğim hopladı. Heyecanla kapıya koştum. Gelen Serkan ve eşimdi… Ben heyecandan ölüyordum, eşim ise oldukça rahat davranıyordu. Serkan’ın ise genç yüzüne bir utangaçlık çökmüştü; yüzüme bakamıyordu. Başımı birdenbire çevirdiğim anlarda beni süzerken görüyordum. İstekli, parlayan gözlerle bakıyordu.
Salona geçip oturduk. Eşimle ben yan yana, Serkan ise karşımızdaki kanepeye oturmuştu. Sanki buluşma amacımızı bilmiyormuş gibi havadan sudan mevzulardan konuşuyorduk. Ben koltukta bacak bacak üstüne atarak, zaten mini olan eteğimin daha da sıyrılmasını sağlayarak oturmaya başladım. İnce uzun siyah çoraplı bacaklarımı olası olduğunca sergileyerek karşımda oturan genç erkeğe göz ziyafeti veriyordum.
Serkan ise bakışlarını bacaklarıma dikmiş yiyecekmiş gibi bakıyordu. Vücuduma yönelen bu keskin azgın bakışlar beni de heyecanlandırıyordu. Arada bir bacak değiştirerek, kimi de bacaklarımı aralayıp, jartiyer çorabımı, al tangamı göstererek çocuğu delirtmeye devam ediyordum. Ayağımdaki yüksek topuklu, burunlarındaki tüylerle süslü siyah lame terlikleri bilhassa seçmiştim. Yüksek topuklar sayesinde dizlerim yukarıda kalıyor, kalçalarım ve tanga külodumu istediğim gibi gösterebiliyordum.

Mutsuz Bir Ev Orospusu

Yaptığımız muhabbetlerse oldukça alakasızdı. Eşim monoton bir şekilde mağaza işlerinden bahsediyordu. Zavallı çocuğun o anda hiç de mağaza düşündüğünü zannetmiyordum. Derken ben kalkıp meşrubat bir şeyler getirmek için mutfağa yöneldim. Dolgun kalçalarımı kıvırta kıvırta odadan çıktım. Ben çıkarken Serkan’ın soluksuz olarak arkadan kalçalarımı izlediğinden emindim. .Onu daha da azdırmak için iyice kıvırtıyordum. İçimdeki dişi ortaya çıkmıştı bir kere..
Mutfaktan daha evvel hazırladığım viski kadehlerini, soda ve buzu getirip ikram ettim. bunu yaparken de yuvarlak iri memelerimi Serkan’a göstermeyi ihmal etmedim. Viskileri içerken Serkan’ın iyice terlediğini ayrım ettim. Sanırım fazla alışık değildi içkiye… Aslında ben de pek alışık sayılmazdım ya… İkinci kadehleri koyarken içim kaynamaya başlamıştı bile… İçkileri servis yapıp tekrar koltuğa oturup bacak bacak attığımda Serkan iyice cesaretlenmiş, gözün ayırmadan bakıyordu bana… Sonra gözlerini kocama çevirdi, kocama “artık git!!” der gibi bakıyordu. Kocam artık zamanın geldiğini anladı. Elindeki viski kadehini fondip yaparak sehpanın üzerine bıraktı, ayağa kalktı. İkimize ani hitap ederek,
“Eh, ben gideyim artık…” dedi. Serkan bana, ben ona bakıyordum gözümüzü kırpmadan… Neden sonra kocamın ayakta beni beklediğini ayrım edip ben de kalktım, uğurlamak için kapıya kadar geldim. Kocam dudaklarıma bir öpücük kondurarak

“İyi eğlenceler aşkım!” dedi ve gitti.

Kapıyı kapatıp salona döndüm. Artık Serkan’la yalnız kalmıştık. Kocamla muhabbet ederken geçen heyecanım tekrar art gelmişti. Yavaşça Serkan’ın yanına oturdum. O da şaşkın bir haldeydi. Önce tekrar havadan sudan biraz sohbet ettik. Ve asıl konuya geldik. Elimi elinin üzerine koydum,

“Sen de benim gibi heyecanlısın Serkan…” dedim. Yüzü visk**en mi, heyecandan mı bilmiyorum kızarmıştı. O da öbür eliyle elimi tutarak,

“Evet Gül abla…” dedi. “Ama kocanla sizin durumunuzu biliyorum, anlıyorum. Size muavin olmaya hazırım. Ne istersen yaparım, bilhassa senin için…”

Onun bu anlayışlı, sevecen, gencecik, hatta çocuksu yaşına karşın derhal olayın üstüne atlamaya çalışmayan, olgun tavrı beni rahatlatmaya yetmişti. Kalkıp slow bir müzik koydum ve

“Dans edelim mi” dedim.

Serkan da kalktı ve dans etmeye başladık. Salonun ortasında bedenlerimiz birbirine yapıştı. Ben ellerimi onun boynuna doladım, o da kuvvetli kollarıyla belimi sardı. Müzikle birlikte yavaş yavaş dans ediyorduk. İri memelerim onun kaslı vücuduna temas ediyor parfüm kokum tüm odayı kaplıyordu. Yavaş yavaş ikimiz de havaya girmeye başlamıştık.

> Serkan ilk baştaki çekingenliğini artık üstünden atmış, vücuduma temas etmenin etkisiyle belli ki iyice kudurmuştu. Elleri belimi sıvazlamaya başladı. Artık resmen okşuyordu belimi… Onun gözlerine bakıp gülümsedim. Bundan daha da cesaret alarak ellerini daha aşağıya kaydırarak kalçalarımı okşamaya başladı. Katı kuvvetli elleriyle löp dolgun kalçalarımı avuçluyor yoğuruyordu. İki eliyle sertçe kalça yanaklarımı avuçlayarak kendine çekti ve bedenlerimiz bir anda tamamen yapıştı. Sertliğini hisseder hissetmez,
“Ihhh…” diye bir inilti koptu ağzımdan. Çünkü erkekliği, arada giysilerimiz olduğu halde önüme baskı yapıyordu. Anlaşılan oldukça iri bir şeydi.

Hareketleri hoyratlaşmaya başladı. Bir anda al rujlu dudaklarıma yumuldu ve emmeye başladı. Elleri artık mini eteğimin altına dalmış, jartiyer çorabımın açıkta bıraktığı çıplak tenimi, kalçalarımı sertçe okşamakla meşguldü.

Ben de boynuna sımsıkı sarılmıştım. Hoyrat öpücüklerine karşılık vermeye çalışırken geniş omuzlarını, uzun saçlarını okşuyordum durmadan… Kalçamı okşayan ellerden biri yukarıya çıkmış, badimin içine elini sokup memelerimi okşuyordu. Utangaç genç delikanlı, katı hoyrat birine dönüşmüştü. Tüm bu olanlarla artık iyice azmıştım ve amım baya sulanmıştı. Serkan dudaklarımı emmeyi bırakıp

“Artık döşek odasına geçelim… Duramıyorum…” dedi ve elimden tuttuğu gibi beni döşek odasına sürükledi.

Mutsuz Bir Ev Orospusu

Telaşlı adımlarla, koştururcasına gittiğimiz döşek odasına girer girmez beni bıraktı, bir çırpıda soyundu. Üzerindeki kot pantolonu, gömleği, çamaşırlarını teker teker fırlatıp attı. Çırılçıplak kalmıştı karşımda… Kendini yatağa attı sırtüstü…

Aman allahım!! Tam bacaklarının arasında yirmi santim civarında simsiyah kalın damarlı bir organ dimdik yükseliyordu. İlk kere böyle iri bir erkeklik görüyordum. Eşiminki ancak 12 santimdi. Dans ederken kasıklarıma sürtüp duran şey buydu demek ki… Serkan taş gibi olmuş olan aletini sıvazlayarak,

“Soyun hadi… Elbiselerini menfaat önce… Yavaş yavaş…” dedi.

Konuşması hareketleri iyice sertleşmişti. Tam bir aygıra dönüşmüştü bu genç erkek. Kendimi bu ateşli erkeğe sunmak için titreyen ellerimle soyunmaya başladım. Badimi tutup başımdan attım. Fermuarını indirdiğim dar mini eteğimi kalçalarımı kıvırarak aşağı sıyırdım, ayağımdan çıkardım. Al iç çamaşırlarım ve jartiyer çorabımla kalmıştım. Sikini sıvazlayarak beni izliyordu heyecanla… Benim de ondan kalır yanım yoktu… Dudaklarım kurumuştu heyecandan…

“Dur…” dedi. “Etrafında dön, seni böyle göreyim…” Dediğini yaptım. Yavaş yavaş döndüm, vücudumu gösterdim erkeğime…

Mutsuz Bir Ev Orospusu

“Ohhh… Çok seksisin Gül abla… Senin çıplaklığını düş etmeye çalıştım hep mağazaya geldiğin zamanlar… Çok güzel olduğunu biliyorum ama… Seninle seviştiğimi kurdum hep otuzbir çekerken… Hayalimde öyle fazla siktim ki seni… Gerçekten tam sikilecek kadınmışsın…” Gülümsedim,
“Teşekkür ederim canım… İltifat mı bu bana?” dedim.
“Ohhh… Evet… Hayranım sana… Güzelliğine… Seksiliğine… Vücuduna… Çamaşırlarını da menfaat haydi… Çorap kalsın ama… Çamaşırlarını menfaat ve yanıma gel… Ablam benim… Güzeller güzeli Gül ablam…”

Dediğini yaptım. Yanına gittim. Yatağa oturdum. Güzel, genç, kaslı, canlı vücuduna baktım arsızca… Öyle iştah uyandırıcı görünüyordu ki… Elimi uzatıp göğsünde, kasıklarında, bacaklarında gezdirdim. Ürperiyordu parmaklarımın altında… Elimi tutup bilhassa sikinin üzerine getirdi.

”Hadi bakalım Gül abla! Em bu siyah yılanı ve kendin için iyice hazırla…” dedi.

Mutsuz Bir Ev Orospusu

Beni sikmeye hazırlanan bu genç yakışıklının bana durmadan abla diye hitap etmesi de ayrı bir tahrik noktasıydı benim için… O abla dedikçe içim bir hoş oluyordu. Bir çırpıda eğildim, güzel aletini kaparak emmeye başladım. Koca bir yılan gibi ağzıma girip çıkıyordu. Tüm denemelerime karşın ancak yarısı ağzıma sığıyordu. Gırtlağıma kadar alıyordum. Sonra üzerine çıkıp altmışdokuz pozisyonuna geçtim. Amımı ağzına verdim. Altımda, başı bacaklarımın arasında, vantuz gibi amımı emiyordu. Ben de iri yarrağın tadını çıkartıyordum.

Dakikalarca birbirimizi yaladık… Parmaklarımın derisinden, aletinin içinde yürüyen kanın akışını, sıcaklığını, ateşini duyabiliyordum. Erkeğimin dili amımda gezindikçe, dudaklarını, klitorisimi somurup emdikçe zevkten kıvranıyor, ağzımın içindeki sertliği ısırasım, ısıra ısıra yiyesim geliyordu… İyice kıvama geldikten sonra
“Yeter artık Gül abla… Biraz daha emersen boşalacağım… Hadi bakalım aç bacaklarını! Kılıcı kınına sokma zamanı geldi…” dedi.

Mutsuz Bir Ev Orospusu

İstemeye istemeye ağzımdan çıkarıp yatağa sırtüstü uzandım. Bacaklarımı açabildiğim kadar açtım. O da kalkıp bacaklarımın arasına girdi dizlerinin üstünde… Bana yaklaşırken taş gibi olmuş, nerdeyse göbeğine değecek gibi dikilen sikini deliğime hizalayabilmek için üstten bastırmak zorunda kalmıştı. Semsert olmuş yarrağını amıma yerleştirdi. Heyecanım doruktaydı. Ve bir hamlede içime gömdü koca yarağı… Aman allahım…
Gerçekten de kınına giren bir kılıç gibi derinlerime indi koca erkeklik aleti… Bir feryat attım ki sanırım tüm apartman duydu. Hızlı hızlı girip çıkmaya başladı. Bense altında durmadan kıvranıyor, kısık kısık inliyordum. İyice hızlandı. Offf…. Dayanılır gibi değildi. Gencecik bir delikanlı tarafından acımasızca sikiliyordum. Bir yandan sokup çıkarırken bir yandan da dişlerinin arasından tıslayarak,
“Al al daha derine al! Sen hiç gerçek yarrak yememişsin… Oohhhh! Tohumlayacağım seni!! Dölleyeceğim! Rahmini dolduracağım. Aall!!” diyerek beni iyice kudurtuyordu.

Mutsuz Bir Ev Orospusu

Sonra bacaklarımı omzuna aldı ve tüm ağırlığıyla üstüme çullandı. Bu pozisyonda daha da derinlerime girmeye başlamıştı… Sokup çıkardıkça hafif kıllı kasıkları kasıklarıma, sallanıp duran koç yumurtası büyüklüğündeki taşakları su içinde kalmış art deliğime şap şap çarpıyordu. Deliriyordum zevkten… Aleti bir makina gibi hızlı hızlı girip çıkıyordu içime…

Nefes alıp vermesi iyice hızlandı. Benim de çığlıklarım iyice arttı. Zevkin zirvesine çıkıyor, orgazm oluyordum. Kalçalarımı indirip kaldırıyor, onun koca sikinin hamlelerini amımla karşılamaya, içime daha fazla almaya çalışıyordum kasılırken… Ve sonunda kasılan vajinamla adeta sikini sağdığım erkeğim de bir boğa gibi sesler çıkartmaya başladı.

“Geliyorumm! Geliyorumm!” diyerek bir anda kasıldı.

Ben de aka bir feryat attım. Tüm vücudu heykel gibi kasılarak içime bir fıskiye gibi döllerini fışkırtmaya başladı. Rahmimin sımsıcak dölleriyle dolduğunu, ateş gibi yandığını hissedebiliyordum. Boşalması fazla uzun sürdü. Durmadan tazyikli bir şekilde içime atıyordu dölünü…

Mutsuz Bir Ev Orospusu

Son damlasına kadar boşalttıktan sonra içimde yarrağının küçülmeye başladığını hissettim. Ve üzerime yığıldı kaldı. İkimiz de nefes soluğaydık. Bir süre öyle uzandıktan sonra Serkan kalktı ve banyoya yöneldi. Bana

“Sen böyle biraz uzan, ayağa kalkarsan spermlerim içinde rahat ilerleyemez…” dedi.

Ben de bacaklarımı aralayıp on dakika kadar öylece uzandım. Azgın boğamın spermlerinin kuyruklarını vura vura, yumurtamı bulmak için içimde ilerlediğini düş edebiliyordum. Sevişmenin ateşinden, havanın sıcaklığından su gibi ter içinde kalmıştım. Böyle bir şey yaşadığıma inanamıyordum. Benden tam 20 yaş ufak bir erkeğe çılgın gibi siktirmiştim kendimi…

Sonra kalkıp ben de banyoya geçtim. Banyoda duşun altındaydı erkeğim… Çırılçıplak yanına, suyun altına girdim ben de… Minnetle, sevgiyle onun çıplak vücuduna sarıldım sımsıkı… Gözlerim kapalı, üzerimizden akan ılık suyun altında bu anın tadını çıkardım… Sonra dönüp o da bana sarıldı. Az evvel içime boşalan aleti benim sarılmamla tekrar bir anda dikilmiş, taş gibi olmuştu. Bacaklarımın arasında dolaşıyordu yaş ıslak…

Mutsuz Bir Ev Orospusu

Yavaş hareketlerle, suda yüzer gibi öpüştük. Duş şampuanını alıp köpüklere boğdu ikimizi de… Kaygan vücutlarımızla döne sarıla yılanlar gibi birbirimizi okşadık. Sonra arkama geçti kollarından ayırmadan… Başımı bastırarak öne eğdirdi, domalttı. Sertliği arkamdan yanaşmış, bacaklarımın arasındaydı şimdi… Ve o şekilde içime girdi…
O gece sabaha kadar banyoda, döşek odasındaki geniş yatakta defalarca sahip oldu bana… İçimi dölleriyle suladı, yıkadı… Her defasında aka bir zevkle amıma akıttı dölünü… Bu genç damızlık aygırın altında kadın olmanın tüm zevklerini yaşadım o gece…

Mutsuz Bir Ev Orospusu

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve

“Anne olmayı hak ediyorsun. Çocuğuma iyi bak!” diyerek evden ayrıldı.

Ben de tüm gece yaşadığım korkunç zevklerin sarhoşluğuyla tekrar banyoya geçtim ve bir güzel yıkandım. Çok mutluydum. Öylesine mutluydum ki… Akşam eve merakla gelen kocama tüm olanları en ince ayrıntılarına kadar bir bir anlattım. Beni seven, isteklerimi anlayan, yerine getirmeye çalışan sevgili kocamın her şeyi bilmeye hakkı vardı. O da benim mesut olmama fazla memnun oldu. Defalarca öptü beni sevinçle…

Ama benim aklımda bir gece evvel yaşadıklarım vardı. Kadınlığın zirvesine çıkmıştım Serkan’ın genç kollarında… Yaşamadığım zevkleri yaşamıştım. Kasıklarımda hala onun erkekliğinin, müthiş sertliğinin verdiği dolgunluk hissi vardı. Doymamıştım, doyamamıştım o zevke… Kocama sarıldım. Kulağına fısıldadım,

“Aşkım… Çocuk olması için bir kere yeterli olur mu sence?” Durdu, yüzüme baktı.

“Haklısın karıcım…” dedi. “İşimizi garantiye alalım. Ben Serkan’a söyleyeyim. Mesut haberi alıncaya kadar tekrarlayalım bunu…” Sevinçle sarıldım kocama… Öptüm… Öptüm…

“Teşekkür ederim… Sen bir tanesin… Benim anlayışlı, düşünceli kocam…” dedim.

“Ama otele gitmek, senden ayrı kalmak istemiyorum. Nasıl olsa üçümüz de neler olduğunu biliyoruz. Niye ayrılalım ki… Ben de yanınızda kalayım kabul edersen…”

“Sen bilirsin kocacım… Sen nasıl istersen öyle olsun…” Minnetle sarıldım kocama, huzur içinde uyuduk.

Mutsuz Bir Ev Orospusu

Ertesi gün öğlende kapı çalındı. Mobilyacılar gelmiş, kocamın benden habersiz sipariş ettiği yeni yatağı getirmişlerdi. Hayretle onların eski yatağımızı söküp götürmelerini, yerine kocaman, ikiz yataklı, sütunlu cibinlikli geniş bir döşek odası takımını kurmalarını, duvarlara aka boy aynaları takmalarını, tekrar yanlarında getirdikleri saten örtüleri, tülleri yerleştirmelerini izledim.

Akşam tekrar Serkan’la birlikte geldi kocam… Bu kez evden gitmedi. Neşe içinde yenen akşam yemeğinden sonra, elimizde kadehlerle, yeni kurulan döşek odasına üçümüz birlikte gittik. Biz soyunurken kocam odanın her köşesine yerleştirdiğim mumları yaktı. O da soyundu. Beni aralarına aldılar. Okşadılar, sevdiler, öptüler… Nereye baksak, duvarlardaki aynalarda, mumların titreşip duran loş ışığında, birbirine karışan, kolları bacakları birbirini saran üç çıplak gövde görüyorduk. Bu da afrodizyak etkisi yaratıyordu üçümüzde de…

Serkan, aygırım, ben kocamın kollarında uzanırken bacaklarımı aralayıp sahip oldu bana… Kocamın kucağına yaslanmış, kocam göğüslerimi avuçlayıp dudaklarımı öpücüklere boğarken, o da kaslı gövdesiyle bacaklarımın arasında ağır ağır inip kalkıyor, koca erkekliğiyle içime girip çıkıyordu. Tekrar zevkin zirvelerine çıktım. Tekrar döllerini akıttı içime… Her şey öylesine mükemmeldi ki…

Günlerce sürdü bu üçlü yaşam… Artık vücudumda bir değişiklik, bir haber, bir muştu bekliyoruz.

Telefonda boşalmak ister misin? Derhal ara aşkım : 00353 515 737 08

Genel