komsumun kocaman yaragı hikayesi

merhaba adım hakan. Almanyadan türkiyeye döndügümüzde yaşım 11 di. almanyadayken arkadaşımla daha kalkmayan aletlerimizi birbirimize sürter sanki yapıyormuş gibi devinim ederdik.
türkiyeye geldikten sonra komşum selim abi beni her vakit yalnız yakaladıgında öper, götümü mıncıklayıp dururdu. 30 yaşında birisiydi. asansörde onunla karşılaşmaktan fazla korkardım. he vakit elini pantolonumun içine sokar deliğimi parmaklardı. sebep bilmiyorum ama aileme hiç söyleyemedim. uzun bir süre bu şekilde devam etti hep. onun ailesi sıklıkla selimin kızkardeşinin yanına gider bir süre kalırlardı.
bir yaz tatilinde orta 2 yi bitirdigimde tekrar onunla asansörde karşılaştım. yaz tatilinde zaten sabah bir menfaat hava kararana kadar eve girmezdik. beni elimden tuttu, 8. katta indirip evine soktu. ağzımı bile açamamıştım korkumdan. içeri girer girmez beni salona götürdü. pantolonunu indirdi. beni omuzlarımdan bastırıp diz çöktürttü. hiç konuşmamıştık bile. aletini çıkarıp yanağıma yüzüme sürtmeye başladı. zaten dikleşmiş olan aletini iyice sertleştirip ağzıma sokmaya çalıştı. ben yapmak istemiyordum çünkü gerçekten korkmuştum. ama o ” aç ağzını bee” diye sesini yükseltince gözüne bakıp çaresizce ağzıma aldım. ama daha yaşım küçüktü, aleti tam olarak ağzıma alamıyordum bile. o derine soktukça kusacak gibi oluyordum. ama kısa sürede boşalmış yüzümü gözümü, ağzımın içini döl içinde bırakmıştı. mendil getirip güzelce temizlendi, beni de temizledi.
“korkmadın dimi?” diye sordu.
ben “korktum” diye yanıt verdim.
“korkma bak hepsi bu kadar işte” dedi.
Beni evinden çıkardı ve ben o hızla asansörü bile bırakıp merdivenlerden aşağıya, sokağa daldım.

Selim abi artık beni her gördüğünde bana birşeyler alıyor, her seferinde löp bir sesle konuşuyordu. korkmamam gerektiğini, hepsinin bu kadarcık oldugunu tekrar edip duruyordu. Aradan yaklaşık 1 hafta kadar geçtikten sonra bir gün yanıma yaklaşıp, “hadi gel, tekrar yapalım” dedi. Ben daha çocuk aklımla bana derhal her gün alınan şeker, çikolata ve küçük hediyelerden olmamak için birşey demedim. Hem zaten nasılsa canım acımıyordu. sadece gözümü kapatmam ve ağzıma giren aleti fazla derine almamak için az bir gayret sarfetmem yetiyordu. Tekrar evine götürüp pantolonunu indirdi. beni diz çöktürüp ağzıma sokmaya başladı. tekrar kısa bir süre sonra ağzımın içinde boşalmıştı. ağzımdakileri mendile tükürecekken engel olup,” yut onları, tadı güzeldir” dedi. aslında tadı falanda yoktu. sadece ılık keşkül gibi birşeydi. bende yuttum hepsini. bana bravo dedi. o zamanın parasıyla bana 20 lira verdi.

havalara uçmuştum. 20 lira benim için gerçekten aka bir paraydı. harca harca bitmezdi. ama parayı eve de götüremezdim. paramı apartmanın kömürlüklerinin derhal yanında duran aka kayaların arasına sakladım. hergün paramı sabah erkenden alıyor, harcıyor kalanını yerine koyuyordum. ama o da en sonunda bitmişti işte.

selim abi her seferinde paramı soruyor, bittiyse tekrar vereceğini söylüyordu. hemde sadece iki dakikalık bir iş için. üstelik canım yanmıyor, hatta neredeyse hiçbirşey yapmıyordum.

param bitince, selim abiyi gördüğümde ona paramın bittiğini söyledim. o da az sonra eve gel, sana evde vereyim” dedi. ben yaklaşık yarım saat kadar sonra evine çıktım, zilini çaldım, kapıyı selim abi açacak sanırken selim abinin yanında devamlı gördüğüm ama adını bilmedigim öbür birisi açmıştı. ani panikledim ama selim abi derhal arkasından gelip bana, “korkma, o da biliyor, birşey yapmayacak ” dedi. ne yapacağımı bilemiyordum, kaçsamıydım ? yoksa girsemiydim ?

adının cengiz oldugunu sonradan öğrendigim şahıs beni kolumdan tutup “gel korkma, ben birşey yapmayacağım” dedi. Bende girdim içeri. salona geçip selim abi pantolonunu indirdi. cengiz abi ise koltuga oturup bize bakmaya başladı. aletini çıkaran selima bi her zamanki gibi ağzıma verdi. gözümün ucuyla devamlı cengiz abiye bakarken ondan hicbir devinim yoktu. sakin bir şekilde bizi seyrediyordu. ondan cesaretle bende emmeye başladım. ne de olsa artık 3. sefer yapıyordum ve işi öğrenmeye başlamıştım.

selim abiyi her zamanki gibi ağzımda boşalttıktan sonra kalkıp yüzümü gözümü temizleyecekken cengiz abi beni kolumdan tuttu.

“benimkinide ağzına almazsan babana söylerim” dedi. “eğer benimkinide alırsan bende sana nakit veririm dedi. 40 liram olacak hayali beni uçurmaya yetmişti. “tamam abi ama babama söylemeyin” dedim. onu da boşalttım ama o selim abi derhal boşalmamıştı. onu boşaltana kadar çenem ağrımıştı. ama o da sonunda boşaldı. 40 liramı cebime koyup evden çıktım.paramı her zamanki yerine saklayıp evime gittim.

ertesi gün sabah erkenden servetimi taşların arasından almak için evden fırladım. oraya buraya baktım ama param yerinde yoktu. inanın yıkılmıştım. bütün servetim bir anda uçup gitmişti. o gün akşama kadar kimseyle birşey oynamadım, konuşmadım. selim abi akşam üzeri yanıma gelip “ne var hakan?” diye sordu. bende olanı biteni anlattım. selim abi, boşver mühim degil, biz sana tekrar veririz deyiverdi. bende “tamam abi, eve gidelim mi” diye sordum.
o da “hadi kalk” dedi. eve girince selim abi telefon açtı, az sonra cengiz abi de geldi.

ikisi ani pantolonlarını indirdiler. ben tekrar ağzıma almak üzere selim abinin yarağına yanaşırken cengiz abi, “dur hakan, biz soyunuyoruz, sende soyun” dedi. ben “ne farkederki abi nasılsa ağzıma alıyorum” dedim.

o da ,”olsun sen tekrar de soyun bizim için daha zevkli olur” diye yanıt verdi.
ben salak salak soyunurken, cengiz abi beni tutup başımı yarağına bastırdı ama bu sefer domaltmış pozisyona getirmişti beni.

açıkçası rahatsız olmuştum. selim abi eliyle götümü okşuyor, parmağını deliğime bastırıyordu. az sonra selim abi kalkıp gitti ve elinde bir bardak su ile beraber bir küçük hap ile geldi. bunu yut dedi bana. ben bu ne diye sorunca seni rahatlatacak otlak etme mühim değil diye cevapladı.

hapı aldıktan 15 dakika kadar sonra içimde hareketlenmeler hissetmeye başladım. kendimi tuvalete zor attım. yaklaşık 20 dakika kadar tuvalette kalmak zorunda kaldım ama bu arada içimde ne varsa hepsini dışarı çıkartıyordum. sanki bağırsaklarım bomboştu artık. tam bitti derken tekrar geliyordu. yarım saat kadar sonra salona art döndüğümde selim abi ve cengiz abi biraları açmışlar içiyorlardı. o kadar tuvalette kaldıktan sonra artık ağzıma bile almak istemiyrdum ama selim abi derhal beni tutup ağzıma verdi. bu sefer cengiz abi eliyle götümü okşuyor, deliğimi parmaklıyordu. bir parmağını götüme soktugunda pek birşey hissetmemiştim. ikinci parmak zorlamaya başlayınca acıdıgını anladım. ama selim abi ağzımdan çıkarmıyordu bir türlü. her vakit 2 dakikada boşalan adam bu sefer boşalmıyordu. iki parmak götüme girdikçe giriyor, canımı yakıyordu. 12 yaşında bir çocuğun götüne giren üçüncü parmak ise artık feryat attıracak keder veriyordu. ama attığım çığlıklar ağzımdaki yarağın etkisiyle boğulup gidiyordu.

cengiz abi, bir süre 3 parmağıyla götümü alıştırmaya çalıştıktan sonra mutfaktan getirdiği salatalığı götüme sokmaya başlamıştı. İşin iyi yanı kalın bir salatalık değildi. rahatça girivermişti içime. salatalık götümdeyken selim abi;
“acıyormu hakan?” diye sordu.

ben ağzımda yarakla başımı iki yana salladım, gülüştüler. salatalık içimde gidip gelirken bir an içimden çıktığın hissettim. Çıkmıştı ama tekrar sokuyordu işte ama bu farklıydı. bir an ağzımdaki ysrağı çıkarıp arkaya baktıgımda cengiz abinin arkamda oldugunu, beni siktiğini gördüm. yavaşca sokmuştu içime. canım pek yanmamıştı ama hissetmiştim. selim abi başımı tutup tekrar ağzıma verdikten sonra cengiz abi arkamdam iyice kökleyiverdi. git gel yaparken ağzımdaki yarak boşalmıştı. cengiz abi, arkamdan bana sokarken “oh, ah” gibi sesler çıkartıyor, kalçalarımdan tutup kendine dogru iyice cekiyordu kendine. bir süre sonra o da boşalmıştı. selim abi canımın yanıp yanmadıgını soru bende “az” dedim.

“tamam, yarında gel sana 100 lira verelim dedi. tamam abi deyip evden cıktım. eve girerken hava kararmak üzereydi. ama gece boyunca götümde karıncalanmalar hissettim.

ertesi gün 100 liramı almak üzere selim abinin kapısını çaldım. kapıyı selim abi açmıştı. cengiz de evdeydi. “gel yavrum, gel benim güzel parlak daracık götlü sevgilim” diyerek beni salona aldılar. pantolonlarını indirirdiler. Ben “istemiyorum abi, dedim ama dinlemediler bile. Eger ses çıkarırsan babana deriz diye tehdit ettiler. bende yelkenler anında suya indi zaten. bu sefer ağzıma veren olmadı. evvel cengiz götümü parmaklamaya başladı. 3 parmağı içimde hissettikten sonra güzelce götüme soktu ve sikmeye başladı. baya bir süre siktikten sonra ben daha yerimden bile kalkamadan selim abi yanaştı arkama. beni yüzüstü yere iyice yatırdı. yarağını götüme dayadı. zaten alışık olan götüme kayarak usulca giriverdi. git gel, git gel kısa sürede bitti o da. cengiz abi o sırada telefon açmış arkadaşlarını eve cağırmıştı. kurdugu cümleler hala aklımdadır.
“gel ama çabuk et, hayri’yi de cağır, burada taptazecik bir delik var tam senlik” !

aradan 5 dakika bile geçmeden zil çaldı. iki şahıs girdi içeriye. birisi oldukça iriyarı ve oldukça da pis elbiseli birisiydi.

“Ovvvvvvvvvv, bu ne, tazecik çocuk bu beeee !” dedi.

ben zaten çıplağım, derhal soyundular, evvel o pis adam arkama geçti. götüme dayadı ve sokmaya başladı. soktukca sokuyor, girdikçe giriyordu. ne kadar süre sikti beni bilmiyorum ama ardından öbürü geldi, o da sikmeye başladı. hepsi beni yüzüstü yere yatırmış sikiyordu. o da boşaldıktan sonra tamam bitti son diye aklımdan geçirirken cengiz abi geçti arkama. götümü parmaklamaya başladı. 3 parmağını içime geçirdi. ardından 4. parmağı zorlamaya başladı. götüm 4 yarak yedikten sonra alışmıştı ama 4 parmak acıtıyordu. başparmağı dış bütün elini içime sokuyordu artık. o soktukça diğerleri gülüyor, benim gözümden yaşlar geliyordu.

O gün nasıl bitti bilmiyorum ama cengizin 4 parmağını içime aldıktan sonra selim, ve o öbür iki şahıs beni birer defa daha siktiler. elime 10 lira verip kapı dışarı ettiler.

O günden sonra bir daha selim abiyle konuşmadım. şu anda bu tarz bir ilişkim yok ama o heyecanı da bir daha asla bulamadım.

Telefonda boşalmak ister misin? Derhal ara aşkım : 00353 515 737 08

Genel